|
Kayserilinin biri ölüm döşeğindedir:
Kayserili: Sevgili karım burada mısın?
Eşi: Evet hayatım buradayım.
Kayserili: Sevgili oğlum Mehmet Burada mısın?
Mehmet: Evet babacım buradayım.
Kayserili: Oğlum Ahmet ya sen burada mısın?
Ahmet: Evet ben de buradayım.
Kayserili: Güzel kızım sen burada mısın?
Kızı: Evet buradayım babacım.
Kayserili: Allah hepinizin belasını versin. Dükkanda kim duruyor o zaman?
|
Kayseri de oturan melih , New York'a yaşayan oğlu Niyazi'yi telefonla arar
(Gününü mahvedeceğim için üzgünüm ama annenle ben boşanıyoruz,45 yıllık eziyet yeter) der
Oğlu (Baba nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin, hem de tam bayram öncesinde)
Baba (Artık birbirimize tahammül edemiyoruz,yetti bu hikaye, bana yardımcı ol Şikagodaki kız kardeşini ara ona da bu haberi ver) der ve telefonu hemen kapatır.
Ümitsiz çocuk kızkardeşini arar, kız da köpürür nasıl bu yaşta boşanırlar ben bu işi hallederim der
Kız doğrudan babasını arar (BOŞANMIYORSUNUZ. Kardeşim ve ben gelene kadar hiçbir şey yapmıyorsunuz, anladın mı HİÇBİRŞEY, bizi bekleyin) der.
Melih telefonu kapatır ve karısına döner
(Harika emine, ikisi de bayramı bizimle geçirecekler, hem de uçak biletlerini kendileri ödeyerek geliyorlar)der.
|
İki tane çiftçi, biri Adanali, digeri Kayserili... sohbet ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övünecekler...Kayserili tarlalarinin çoklugundan, isçi yetistirememekten, ürünlerin hersene telef olmasindan bahsedince Adanali atlıyor: 'Benim çiftlikte, sabah günes dogmadann biniyoruz arabaya, aksam oluyor, biz hâlâ çiftliğin öteki ucuna yetisemiyo oluyoz, çaresiz geri dönüyoruz'.Kayserili de hiç bozuntuya vermeden lafı yapistiriyor: -'Yahu bizim de vardı öyle bir arabamiz ama geçen sene sattik, illet onlarla yolculuk ya...
|
Üçüncü köprü ihalesini Japon, Amerikan ve Kayseri'li Türklerden oluşan bir konsorsiyum almış. Köprüyü inşaa etmişler tam açılışın yapılıp kurdelanın kesileceği an köprü büyük bir gürültüyle çökmüş. Japon 'gitti tüm emeklerim mahvoldu kumlarım' diye yakarıp harakiri yapmış. Amerikalı 'gitti tüm çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek çıkartmış tabancasını ve intihar etmiş. Tüm bunları izleyen Kayserili müteahhit de derin bir oh çekerek yanındakilere seslenmiş 'lan iyi ki hiç çimento koymamışım ha, mahvolurdum bunlar gibi.'
|
Yahudinin biri,pazara,topal eşeği satmak için götürür,fakat alıcıyı kandırsın diye eşşeğin tırnağına çivi çakar,eşşeğe bir Kayserili müşteri çıkar,kayserili ayakta ki çiviyi görür,içinden 'çiviyi çıkarırım düzelir'diye düşünür,eşşeği alır. yahudi ertesi gün sağda solda övünür. -siz kayserililer akılıyı diye övünürsünnüz çiviyi çaktım anada doğma sakat eşşeği sattım der. duyanlar bunu kayseriliye anlatırlar Kayse rili eli dizine vurur: -tüh yahu,verdiğim para sahte olmasaydı bayağı kazıklanmıştım.
|
Emekli öğretmen yolda giderken, yanına son model bir araba durmuş. İçinden çıkan bir genç:- Hocam sizi gideceğiniz yere kadar götüüreyim.Öğretmen genci tanımamış. Genç: 'Benim hocam Hacıbekir, tanımadın mı? Kayseri Lisesinden'Öğretmen biraz hafızasını yoklayınca genci tanımış.- Lan oğlum Hacıbekir seni tanıdım ama, bu ne zenginlik, sen fakir bir öğrenciydin.Hacıbekir anlatır:-Öyleydim hocam ama, okuldan sonra ticarrete başladım. Kısa zamanda biraz para kazandık.Bunu duyan öğretmen iyice şaşırır:- Lan oğlum ticaret hesap işidir. Ben seni matematikten sınıfta bırakmamışmıydım. Sen sanıl ticaret yapıyorsun?- Valla hocam matematik falan bilmem. (11)'e alıp (4)'e satıyorum. Aradaki %3'le de geçinip gidiyoruz.
|
Bir İngiliz: holigan;İki İngiliz: kavga;Üç İngiliz: savaş;Bir Fransız: aşık;İki Fransız: duel; Üç Fransız: Paris komunası;Bir Zenci: basketçi;İki Zenci: basket takımı;Üç Zenci: güneş tutulması;Bir Kayserili: satış noktası;İki Kayserili k:üçük bi pazar;Üç Kayserili: Hipermarket;
|
next>>>
|
|
|